● яσ¢κeя   τeam ●
Merhaba misafir!Foruma hoşgeldiniz.Forumdan daha fazla yararlanmak için giriş yapın ya da kayıt olun.

"Ne yapıyorum da komik oluyorum?"

Aşağa gitmek

default "Ne yapıyorum da komik oluyorum?"

Mesaj tarafından MyChazy Bir Perş. Ağus. 21, 2008 12:41 pm

Ödül zengini 'Babam ve
Oğlum' filmindeki komik gelin rolüyle büyük beğeni toplayan Binnur
Kaya: "Hayat bana çok acımasız geliyor. Komedi bu acıyı hafifletmek
için işe yarıyor"


Çocukluk yıllarında İlhan İrem ve Sakıp Sabancı taklitleri yaparak
yakınlarını güldüren Binnur Kaya, şimdilerde canlandırdığı
karakterlerle kariyerinin zirvesine yükseldi. Eli ayağına birbirine
dolaşan, saf ve her durumda güleryüzlü tavırlarıyla sempati toplayan
genç oyuncu; kişilik yapısını, hedeflerini ve hayattan beklentilerini
Hülya Dergisi'nin yeni sayısına anlattı:

TİYATRO EĞİTİMİ...
-Önce sizi tanısak..
"1995'te Bilkent Üniversitesi Tiyatro Bölümü'nü bitirip İstanbul'a
geldim. Televizyondaki iş işim 'Hülya Avşar Show'du. Ondan önce tiyatro
yapmıştım, sonra diziler başladı. BKM ekibiyle 'Sen Hiç Ateşböceği
Gördün mü' ve 'Bana Bir Şeyhler Oluyor' oyunlarında rol aldım. Ardından
Tunç Başaran'la 'Kaçıklık Diploması' ile 'Abuzer Kadayıf', Ömer
Vargı'yla 'İnşaat' ve 'Çağan Irmak'la Babam ve Oğlum' geldi."

'YAN FLÜT ÇALACAKTIM'
- Küçüklük hayaliniz miydi oyunculuk?
"Okul bittikten sonra 3 yıl Bodrum'da animatörlük yaptım. Aslında
oyunculukla hiç alakam yoktu. Ortaokulda yan flüt çalmak istiyordum.
Liseye doğru ise okyanus bilimci olmaya karar verdim. Bir gün bir
komşumuz bana 'tiyatroyu düşünsene' demişti. Her şey ondan sonra
gelişti. Lisedeyken bir gün gazete ilanında amatör tiyatroya sınavla
oyuncu alınacağı yazıyordu. Herkes Shakespeare'yle hazırlanmış, bense
Shekaspeare'nin kim olduğunu bile bilmiyordum. Kendi yazdığım bir
oyunla üzerimde lise formam, sırtımda çantamla gittim sınava. Durum
hoşuma gitti, devam etmek istedim."

'EGOLARIMI KIRIYORUM'
- Saühnede odlmak nasıl bir duygu?
"Şu anda hiçbir idealim yok. Okurken bir ideal uğruna yaşadığını
zannediyorsun ama hayatta her şey bir bütün. Biz de bir bütünün
parçasıyız diye düşünüyorum şimdi. Yarın ne olacağını bilmediğimize
göre idealler manasız oluyor. Egolarımı kırmaya çalışıyorum. Sahnede
olup, kendimi göstermek mi; yoksa sahne üzerinde egomu sıfırlayıp hep
beraber bir şeyler paylaşmak mı? Seyirci bizi alkışlarken ben de onları
alkışlamak istiyorum, saatlerce oturup seyrettikleri için.
Hayat bana çok acımasız geliyor. Komedi belki bu acıyı biraz daha
hafifletmek için işe yarıyor. Benim işlerimin iyi gitmesi, üşümüyor ve
tok olmam, o günü iyi geçirmem için yeterli değil."

'İSTANBUL'LA BULUŞTUM'
- Her zaman komik miydiniz?
"Okul yıllarında yakınlarım komik biri olduğumu düşünürdü. İnsanlar
içinde bulundukları birçok durumda komik görünüyor. Ben bunu dile
getirince komik olarak algılanıyorum. Aslında komik olmak için
yapmıyorum. Ne yapıyorum da komik oluyor, anlamış değilim. Deniz
tutkusu yüzünden İstanbul'a geldim. Başka bir yere de gidebilirdim ama
buluşalım istedim İstanbul'la. Gece gündüz açık denizlerde olmak,
sonumuzu bilmeden gitmek isterdim."

'HAYAT İÇİNDEKİ BAŞROL'
- Televizyon mu, tiyatro mu?
"Ben keşfedilmeye inanmam. Kim kimi keşfediyor? Bunu küstahlık olarak
söylemiyorum. İyi bir şey yapıyorsam bu görülüyordur. Yaptığım işlerden
yana çok şanslıyım. Arkamda hep iyi bir ekip oldu. Şu anda seyredilen
işlerin içinde olduğum için adım geçiyor. Bitince ne olur bilmiyorum.
Şöhret sevdasına kapılmış değilim.
'Tiyatro okudum, tiyatrodan başka bir şey yapmam' diyordum. Sert bir
düşünceymiş. Hatta televizyona çıktığım için üzüldüğüm zamanlar oldu.
Aslında bu hayat içindeki başrolün senin olduğunu zannetmekle ilgili
bir şey. Merkezden kendini biraz alman gerekiyor."

'KARAKTERLER BENZİYOR'
- Rolledreki karakterleri mi yaratıyorsunuz?
"Canlandırdığım karakterlerin birçok yönüyle birbirine benzediği
söyleniyor. Evet biraz öyle. Bir de ben o karakteri canlandırırken bu
malzemeyi kullanıyorum. Bu ses, bu vücut! O yüzden verdiğim tepkilerde
ister istemez benzerlikler oluyor. Farklı rollerin de elimden
geldiğince üstesinden gelmeye çalışıyorum. Çeşit güzeldir. İdealim
olmadığı için paniğe kapılmıyorum. Unutulmak önemli değil, yarın başka
bir iş de yapabilirim. Evimdeki eşyalar dahil, her şeyden
vazgeçebilirim. Bu çok büyük bir özgürlük. Bana güven veriyor."

"İnadım bir eşeği sollar"
Öncelikle "Komik kadın çirkindir, bu yüzden de kadınlar komik olmayı
istemez" diye bir genelleme var ama ben buna inanmıyorum. İnsanlar
botoksla, ameliyatla hayatlarını bile gizliyor. Aslında yaşadığın her
şey yüzünde! Ne kadar değerli o kırışıklıklar, gözaltı morlukları.
Benim de güzellik kaygılarım oluyor tabii ki. Ama kendi adıma da yanlış
buluyorum. Yenik düştüğüm durumun farkındayım en azından. Güzellik
sadece fiziksel değildir, tanıdıkça güzelleşir insan. O yüzden
takılmıyorum çok güzellik konusuna.
n Eşeklere taş çıkartacak bir inadım var. İnat uğruna her şeyi
mahvedebilirim. Şu an onunla cebelleşiyorum. Ama kabullenmeyi öğrendim.
Bu beraberinde teslim olmayı da getiriyor, sabırsızlığıma panzehir
oluyor.


Oynamaktan sıkılmıyor

Binnur Kaya, oyunculukla tesadüfen, İstanbul'la deniz tutkusu sayesinde
tanışmış. Her şeyden çabucak sıkılıyor, ama oyunculuk için "Hayatta
istikrarlı olduğum tek şey" diyor. Şimdi bu çabasını "Babam ve Oğlum"
filminde sürdürüyor.
Onu pek çok diziden hatırlayabilirsiniz: Çarli, Kaynanalar, Baba Evi,
Dış Kapının Mandalları, Yabancı Damat. Sen Hiç Ateş Böceği Gördün mü?,
Bana Bir Şeyhler Oluyor gibi tiyatro oyunlarında da izlemiş
olabilirsiniz... Binnur Kaya'yı herhalükârda canlandırdığı komik,
bilmiş, delidolu ya da saf karakterlerle tanıyoruz. Kaya şimdi de
"Babam ve Oğlum" filmindeki rolüyle güldürüyor. Benzer rolleri
oynamaktan memnun değil, ama bu, komediyi sevmediği anlamına gelmiyor.
Komik kadının çirkin, kilolu ve bakımsız algılanmasına, yani kalıplara
karşı çıkıyor. Bu tavrı, oyunculuk için de geçerli. "Oyunculuk
yapabileceğim bütün alanlarda varım" diyor.

-Tanıdık ama hakkında pek de bir şey bilmediğimiz birisiniz. Kimdir Binnur Kaya?

Evet, ama bu benim hoşuma gidiyor. Çünkü diğer türlüsü, yani iş dışında
tanınmak, beni rahatsız ediyor. İnsanların nasıl şaşırdığımı,
utandığımı mesleğimden dolayı bilmesi, mahremimi açığa vurmak gibi
geliyor.

-O zaman hem böyle düşünüp hem de oyunculuk yapmak zor olsa gerek...

Zor olduğunu bilseniz de oynarken bunu düşünmüyorsunuz. Dikkatini pek
toplayabilen biri değilimdir, çabuk sıkılırım, algım dağınıktır ama
hayatta sürekli yapabildiğim, istikrarlı olduğum tek şey oyunculuk.


DENİZ YÜZÜNDEN...


-Peki, nasıl düştü aklınıza oyunculuk?
Derin bir açıklaması yok aslında. Hani, "Çocukluğumdan beri oyunculuğa
hevesliydim, aynanın karşısında rol yapardım" derler ya, pek öyle
olduğunu söyleyemeyeceğim. Lise yıllarında komşumuz Gülay Teyze,
"Tiyatroyu düşünmelisin" demişti. Birkaç yıl üst üste sınavlara girdim
ve sonra Bilkent Üniversitesi'nde tiyatro okudum. Oysa lise bittiğinde
Ankara'da doğmuş büyümüş biri olarak okyanusbilimi okumak istiyordum...


- Ankara'dan İstanbul'a gelişiniz...

Yine deniz yüzünden... Tiyatro yapayım, televizyonda çalışayım diye
değil. Nâzım Hikmet, Orhan Veli şiirleriyle tanıştığım yıllarda,
ranzamın tavanında asılı deniz resimlerine bakar, "Denizi olmayan
şehirde yaşanmaz" derdim. Ankara'da animasyon yaptığım grupla, barlarda
şov yapmak için İstanbul'a geldik. Gerisi kendiliğinden geldi...

-"Babam ve Oğlum" ekibine nasıl dahil oldunuz?

Çağan Irmak'la daha önceden tanışıyorduk, beni Hanife rolü için
düşündüğünü söylediğinde, filme zaten duygusal olarak dahil olmuştum.
Hemen coşan bir tip değilimdir, ama bu film beni daha çekilmeden
heyecanlandırdı.

-Film, 80 dönemini anlatmasının yanı sıra farklı kuşaktan insanları
içine alan bir aile filmi aynı zamanda. Set ortamına da yansıdı mı bu
durum?

Evet. Sette herkes beraber çalışmaktan, birbirleri için çaba
harcamaktan çok zevk aldı. Çok iyi bir kan uyuşması vardı. Bunu
yakalamamızı sağlayanen başta Çağan Irmak'tı. Filmin samimiyetle ve
inançla yapıldığı için de bu başarıyı yakaladığını düşünüyorum.

-12 Eylül, size ne anlatıyor?

O dönemde acı çekmiş, tahribat görmüş ve hâlâ tahribatın izlerini
taşıyan birçok insan var. 12 Eylül'ü bütün ağırlığıyla yaşayanların
yanında bana çok da söz düşmez elbette. Ama biz de sonrasında tedirgin
edici bir ortamda, bir sürü tembihle büyütüldük. Bugün bir üniversite
öğrencisi "En sevdiğim ressam Kenan Evren" diyebiliyorsa, bu bile tek
başına gençlerin üzerinde nasıl bir etki bıraktığını göstermeye yeter.
1972 doğumluyum. Darbe olduğunda ilkokula gidiyordum. Mesela 1 Mayıs
mitinglerinden kanlı gömleklerle dönen insanlar hatırlıyorum. Bir de
annemlerin "Okulda sağcı mısın, solcu musun diye sorarlarsa
Atatürkçüyüm de" dediğini...

GÜLMEK VE AĞLAMAK...


- Sizi hep komik, saf kadın rollerinde görüyoruz. Bu, "Babam ve
Oğlum"da canlandırdığınız karakter için de geçerli... Bu durum sizi
rahatsız ediyor mu?

Evet. Tek bir şeyi oynayabilirmişim gibi yaklaşılmasına elbette
üzülüyorum. Düşünsenize; bir sürü renk varken, size sadece sarı
olmanızı söylüyorlar. Ama bu, Hülya Avşar Show'la başladı ve benim
dışımda gelişti. Bir de nedense çoğumuz oyunculuğun dram olduğunu
sanıyoruz, öyle öğretiliyor. Bir kalıp var, o kalıba uygun
davranırsanız oyuncu olduğunuzu zannediyorsunuz.

- Komik bir karakteri canlandırmanın zorlukları neler?

Gülmek de, ağlamak gibi yoğun bir duygu, ama nedense ağlatmak maharet
gibi algılanıyor. Oysa komedide güldürmeye, komik olmaya çalışan
durumuna düşebilirsiniz. Bu da çok bıçak sırtı bir nokta.

-Sizce neden "kadın komedyen" olmak tercih edilmez?

Çünkü komik kadın; çirkin, kilolu ve bakımsızdır. Oyunculuk, egoya
dayalı bir iş. Bu yüzden pek çok insan kaşımdı, gözümdü diyerek
dudağını, burnunu, dişlerini yaptırıyor. Komik kadın, bunlardan mahrum
olan kişi gibi algılanıyor ve sadece komik olması yeterli geliyor. Ama
ben buna bayılıyorum, çünkü çok gerçek.

HAYAT VE KLİŞELER

- Televizyonla nasıl tanıştınız?

Hülya Avşar Show'la. Hem televizyondaki ilk işim olması hem de Hülya Avşar'la çalışmak açısından benim için çok öğreticiydi.

- Neler öğrendiniz?

Başlangıçta tiyatro bölümünden mezun olmuş biri olarak, orada olduğum
için üzülüyordum. Ama daha sonra böyle düşündüğüm için kendimden
utandım. Çünkü okulda da, hayatta da bize öğretilen pek çok klişe var.
Mesela bazı isimleri "iyi oyuncu" adı altında kutsallaştırıyoruz. Ama
neyin ulvileştirildiğine, neye samimi denildiğine bakınca
yanılabiliyorsunuz da. Bu yüzden bence, nerede olursanız olun,
yaptığınız işe verdiğiniz değer önemli.

- Televizyon, sinema, tiyatro... Bu alanlara bir öncelik sırası vermiyor musunuz?

Hiçbirini diğerinden ayırmıyorum. Mesela pek bilinmez ama, sinemada
"Kaçıklık Diploması", "Abuzer Kadayıf", "İnşaat" filmlerinde de
oynadım. Rollerin küçük ya da büyük olması da pek fark etmiyor benim
için. Televizyon da bir kitle iletişim aracı olarak önemli bir role
sahip. Bence orada da içinde bulunduğumuz kötü şartlara rağmen,
elimizden gelenin en iyisini yapmamız gerekiyor.

- Oyunculuğa dair idealleriniz yok mu?

Hiçbir idealim yok. Etrafımda iyi şartlarda olmayan bir sürü insan
varken, ideallerim de olamaz. En fazla, mahcup ve muhtaç olmamak,
sevdiklerimi onurlandırarak yaşamak gibi bir dileğim olabilir.

Alıntı*
avatar
MyChazy
!! Broken !!
!! Broken !!

Kadın
Terazi Domuz
Mesaj Sayısı : 4592
Yaş : 23
Location : RockerTeam
Uyarı :
0 / 1000 / 100

Aktiflik Puanı :
100 / 100100 / 100

Ruh Hali :
Reputation : 1150
Points : 2147581007
Kayıt tarihi : 14/03/08

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

default Geri: "Ne yapıyorum da komik oluyorum?"

Mesaj tarafından Rock'n Roll Bir C.tesi Kas. 15, 2008 8:02 pm

Güzel röportaj. ^^ Paylaşım için sağol. Wink
avatar
Rock'n Roll
EmekLi
EmekLi

Kadın
Koç Domuz
Mesaj Sayısı : 1228
Yaş : 23
Location : Nerde Olduğum Önemli Değil. Yeterki Rock'çı olayım. ^^
LakaP : Sonicdeniz
Uyarı :
0 / 1000 / 100

Aktiflik Puanı :
100 / 100100 / 100

Reputation : 25
Points : 94165
Kayıt tarihi : 21/07/08

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

default Geri: "Ne yapıyorum da komik oluyorum?"

Mesaj tarafından MyChazy Bir C.tesi Kas. 22, 2008 7:28 pm

Röportaja sonunda yorum gelmiş :applause:

ÖnemLi değiL Deniz SpiteFuL

ÖnemLi oLan Sinan'ı atom karıncalıkta geçmek ve paylaşmak keh1

avatar
MyChazy
!! Broken !!
!! Broken !!

Kadın
Terazi Domuz
Mesaj Sayısı : 4592
Yaş : 23
Location : RockerTeam
Uyarı :
0 / 1000 / 100

Aktiflik Puanı :
100 / 100100 / 100

Ruh Hali :
Reputation : 1150
Points : 2147581007
Kayıt tarihi : 14/03/08

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Sayfa başına dön

- Similar topics

 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz