● яσ¢κeя   τeam ●
Merhaba misafir!Foruma hoşgeldiniz.Forumdan daha fazla yararlanmak için giriş yapın ya da kayıt olun.

Amy Lee İle Tehlikeli Sularda

Aşağa gitmek

default Amy Lee İle Tehlikeli Sularda

Mesaj tarafından MyChazy Bir C.tesi Kas. 08, 2008 10:23 pm


Amerikalı
rock grubu Evanescence’in son albümü "The Open Door"un dünya turnesinin
duraklarından biri de İstanbul’du. 24 Haziran’da Kuruçeşme Arena’da
başarılı bir performans sergileyen grup, hayranlarını yeni üyeleri Will
Hunt and Tray Mclawhorn ile buluşturdu. Konser öncesi grubun solisti ve
kurucusu Amy Lee ile bir araya geldik ve son değişiklikler yüzünden
hakkında dağılma söylentileri çıkan Evanescence’la ilgili merak
ettiklerimizi sorduk. Hatta kendimizi biraz da riske attık ve sıcak
görüntüsünün altında her an parlamaya hazır olduğunu hissettiğimiz Amy
Lee’nin sınırlarını zorladık.




Röportaj: Sine BÜYÜKA

(Billboard Türkiye- Ağustos 2007)

Kısa
bir süre önce grupta önemli bir değişiklik oldu. Uzun zamandır beraber
olduğunuz John LeCompt ve Rocky Gray'le yollarınızı ayırdınız. Bu
kararı almak zor olmadı mı?


Bu
ayrılık ne zamandır “geliyorum” diyordu. John ve Rocky bir süredir
mutlu değildi. Şarkı yazmadan sadece gitar ve davul çalmak onları
memnun etmiyordu. Biz de beraber şarkı yazmayı denedik. Bu çok nadir
başarıya ulaşan bir iştir. Kendinizi bir sürü insanla aynı odaya
kapatıp iyi şeyler yazmayı ummakla olmaz. Olmadı da zaten. O yüzden
“The Open Door”u hazırlarken ikisine de kendilerini çok sevdiğimi, her
zaman grupta yer almalarını istediğimi ama şarkıları beraber
yazamayacağımızı söyledim. Bunu kaldırmaları kolay olmadı ve turne
sırasında gittikçe gruptan uzaklaştılar. Bu durum konserleri de kötü
etkiliyordu ve herkes mutsuz olmaya başlamıştı. Yollarımızı ayırmamız
gerektiği ortadaydı.




Grubun yeni üyeleri Will Hunt ve Tray McLawhorn'la nasıl bir araya geldiniz? Önceden tanışıyor muydunuz?

Evet,
tanışmıştık. Birkaç yıl önce gittiğim bir konserde ön grup olarak
çalıyorlardı. Başka bir grubu izlemeye gitmiş olmama rağmen onlar
sahneye çıkar çıkmaz büyülendim ve "Dark New Day'i daha önce nasıl
duymamışım?" dedim. Hiç ülke dışına çıkmamış Amerikalı bir topluluktu,
hani şu keşfedilmemiş büyük gruplardan biri. Önüme değişiklik için isim
önerileriyle dolu listeyi getirdiklerinde onları hatırladım ve anında
"ben bu adamlara bayılıyorum!" dedim. Kısa zamanda kaynaştık. Her şey
çok kolay oldu, çok şanslıydık. Kader işte!




Her
üyenin gruba katkısı olsa da çoğu zaman solistin daha ön plana çıkması
normaldir. Ama Evanescence sanki Amy Lee'nin solo projesi gibi.


Hayır!
Evanescence kesinlikle kolektif bir çalışmanın ürünü. Hiçbir şeyi kendi
başıma yapamazdım. Başından beri farklı insanların katkıları oldu.




Gelecekte bir solo proje söz konusu olabilir mi?

Evet
ama düşündüğünüz şekilde değil. İleride farklı şeyler yapmayı
istiyorum. Hayatımın sonuna kadar bir rock grubunda yer almayı
düşünmüyorum açıkçası. Mesela her zaman film müziği yapmak
istemişimdir, ama asla bir Amy Lee solo projesi olmayacağını biliyorum.
Gerek de yok çünkü sanatçı kimliğimle yapmak istediğim her şeyi
Evanescence'le yapıyorum zaten.




Sizi gotik rock'ın kraliçesi diye adlandırdıklarında ne hissediyorsunuz?

Ne?!
Gerçekten mi?! Öyle mi diyorlar? Gotik ha! Sanmıyorum. Ama düşününce...
Geçenlerde eski demolarımızı dinliyordum da, biraz gotik bir sound'umuz
varmış aslında. Duyunca "Vay canına, çok gülünçmüşüz" dedim. Yıllar
geçtikçe biz de değiştik, gotiklikten sıyrıldık. Tabii ki müziğimiz çok
derin ve bu benzetmenin neden yapıldığını anlayabiliyorum. Viktorya
döneminden kıyafetler falan giyiyoruz, öyle bir imajımız var ama bundan
çok daha fazlasıyız. Müziğimiz gerçekten çok samimi. Hayal dünyası
değil, gerçek hayat üzerine kurulu.




Gerçek
hayat demişken, The Open Door'daki şarkıları yazmadan önce bir ayrılık
yaşadınız ve zor günler geçirdiniz. Dolayısıyla albümün öfke ve acı
dozu hayli yüksek. Şimdi evlisiniz ve işler yoluna girmiş gözüküyor.
Bir sonraki albüm daha mı iyimser olacak?




Bence
bu albüm çok güçlü ve iyimser. The Open Door'la önceki çalışmalarımız
arasındaki en büyük fark bu güç. Fallen daha kayıp ve köşeye sıkışmış
bir albümdü; sürekli korkudan, özlemden ve içinde bulunduğu durumdan
kurtulma isteğinden bahsediyordu. The Open Door'un daha çözüm arayan,
"artık buna katlanmaya devam etmeyeceğim", "ters giden şeyler için bir
köşede ağlamak yerine onları düzeltmeye çalışacağım" diyen bir söylemi
var. Ben albümün havasını çok pozitif buluyorum.




The Open Door ismi tüm yaşadıklarınızdan sonra özellikle mi seçildi?

Kesinlikle,
çünkü özgürlüğe gönderme yapıyor. Hayatınızın anahtarı sizin elinizde.
Sanırım sonunda ayağa kalkıp beni üzen şeylerden uzaklaşma gücüm
olduğunu farkettim ve bu farkındalık beni pek çok açıdan özgür kıldı.
Sonsuza kadar birilerinin çıkıp sizi kurtarmasını bekleyemezsiniz.
Kendinizi ancak yine siz kurtarabilirsiniz.


avatar
MyChazy
!! Broken !!
!! Broken !!

Kadın
Terazi Domuz
Mesaj Sayısı : 4592
Yaş : 23
Location : RockerTeam
Uyarı :
0 / 1000 / 100

Aktiflik Puanı :
100 / 100100 / 100

Ruh Hali :
Reputation : 1150
Points : 2147581732
Kayıt tarihi : 14/03/08

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz