● яσ¢κeя   τeam ●
Merhaba misafir!Foruma hoşgeldiniz.Forumdan daha fazla yararlanmak için giriş yapın ya da kayıt olun.

Atatürk^ün Soy ağacı

Aşağa gitmek

default Atatürk^ün Soy ağacı

Mesaj tarafından PurpLe* Bir Perş. Haz. 26, 2008 1:21 am

ATATÜRK'ÜN ANNE SOYU: (KONYARLAR)

Atatürkün anne soyundan dedesi Sofuzade
Feyzullah Beydir. Selanik'e bir saat uzaklıkta bulunan Langaza'da çiftlik
sahibiydi. Atatürk ile kız kardeşi Makbule Hanım'ın çocukluk anılarından söz
ederken belirttikleri çiftlik burasıdır. Annesi Zübeyde Hanım, Feyzullah Beyin
üçüncü eşi Ayşe Hanım'dan tek kızıydı. Atatürk'ün beş kardeşi içinde en uzun
ömürlüsü Makbule Hanım (1885-1956) anne soyları hakkında, "Annemden sık sık
şunları dinlemişimdir." diyerek şu bilgileri vermektedir: "Bizim asıl soyumuz
Yörük Türküdür. Buralara Konya-Karaman çevrelerinden gelmişiz. Dedem Feyzullah
Beyin büyük amcası Konya'ya gitmiş. Mevlevî dergâhına girmiş, orada kalmış.
Yörüklüğü tutmuş olacak..."

Atatürk'ün annesi Zübeyde Hanım'ın babasına
ilişkin, Atatürk'ün babası Ali Rıza Beyi ve Ali Rıza Beyin babası Kızıl Hafız
Ahmet Bey'i de tanıyan ve doksan yaşında ölen Aydın milletvekili Tahsin San, şu
bilgileri vermiştir: "Atatürk'ün annesi Zübeyde Hanım, Sofuzade ailesinden
Feyzullah Beyin kızıdır. Bunlar Selanik'te doğmuşlardır. Bu aile 130 yıl önce
Sarıgöl'den Selanik'e gelmiştir. Vodina ilçesinin batısında Sarıgöl bucağında
onaltı köyden oluşan bu bucak ailesi, Makedonya ve Tesalya'nın alınmasından
sonra Osmanlı hükümetinin Konya dolayı ailelerinden gönderip yerleştirdiği
Türkmenlerdendir. Son zamanlara dek beş yüzyıllık süre boyunca yaşam
biçimlerini, kılık ve giysilerini değiştirmemişlerdir."

Bu konuda Lord
Kinross şu bilgileri vermektedir: "Zübeyde Hanım, Bulgar sınırlarının ötesindeki
Slavlar kadar sarışındı; düzgün ak bir teni, derin ancak duru, açık mavi gözleri
vardı. Ailesi Selanik'in batısında Arnavutluğa doğru, sert ve çıplak dağların
geniş, donuk sulara gömüldüğü göller bölgesinden geliyordu. Burası Türklerin
Makedonya'yı ve Teselya'yı almalarından sonra Anadolu'nun göbeğinden gelen
köylülerin yerleştikleri yerdi. Bu yüzden Zübeyde Hanım damarlarındaki ilk
göçmen Türklerin torunları olan ve hâlâ Toros dağlarında özgür yaşayışlarını
sürdüren sarışın Yörüklerin kanını taşıdığını düşünmekten
hoşlanırdı."

Eldeki bilgilere göre aile, 1466'larda Karaman'dan gelerek
Vodina Sancağı'na bağlı Sarıgöl'e yerleşmiş; sonra Selanik yakınlarındaki
Lankaza (Langaza)'ya göçmüş; Zübeyde Hanım 1857'de burada dünyaya gelmiştir.
Atatürk'ün annesi Zübeyde Hanım'ın babası Sofuzade Feyzullah Bey üç kez
evlenmiştir. Feyzullah Bey;in 3. eşi Ayşe Hanımdan Zübeyde, Hasan ve Hüseyin
olmak üzere üç çocuğu olmuştur.

Yakın tarihimize ışık tutacak yer
adlarıyla özellikle Atatürk'ün soyuna ilişkin bilgi ve belgeler de bu iki belde
kültürü içerisindedir. Kızıllar ve İbrala'nın mezraları olan Kızılyar, Çardak ve
Tekke mevkileri bu iki soyun mensuplarınca otlak olarak kullanılmaktaydı. Bu
aileler; İbrala deresinde İsmail Hacı Obruğu, Öksüz Ömer, Merdivenli, Göçer ve
İnlikuyular çevresinde sürülerini otlatmışlardı.

Kızıllar ailesinden Ali
Rıza Bey ile Sofucular ailesinden Zübeyde Hanım'ın Selanik'te bir yuva kurmaları
yazılı kaynakların yanısıra yörenin sözlü dağarcığında da canlılığını
korumaktadır.


ATATÜRK'ÜN BABA SOYU: (KIZIL OĞUZ - KOCACIK
YÖRÜKLERİ)
Bilgi: Atatürkün soyunda Kızıl Oğuz ibaresi vardır. Bu öz Türkçe
kızıl sözcüğünün özellikle seçilip bir dönemler sıkça kullanılarak halkın
gözünde kirletilmiş olması düşündürücüdür. Çünkü öz Türkçe olan kızıl sözcüğünü
aşağılayıcı bir söylem biçiminde kullanan çevrelerin öz Türkçeye çok soğuk
oldukları bilinmektedir. Buradaki asıl amaç Atatürkün algılanışında kızıl
komünist çağrışımının etkili olmasını sağlamaya çalışmak
mıdır?

Atatürk'ün soyuyla ilgili, elimizdeki en sağlam bilgiler;
öncelikle kendisinin, annesinin, kardeşi Makbule Hanım'ın anlattıkları, ikinci
olarak da kendisini ve ailesini tanıyan Hacı Mehmet Somer gibi Atatürkün kimi
çocukluk arkadaşlarının verdiği bilgilerdir. Atatürk de dahil aile bireylerinin
tümünde güçlü bir "Yörük, Türkmen olma" bilinci vardır: Makbule Hanım, E.B.
2apolyo'nun sorduğu "Babanız nerelidir?" sorusuna şu yanıtı vermiştir: "Babam
Ali Rıza Bey yerli olarak Selaniklidir. Kendileri Yörük Türkü soyundandır. Annem
her zaman Yörük Türkü olmakla övünürdü. Bir gün Atatürk'e "Yörük nedir?" diye
sordum. Ağabeyim de bana 'Yürüyen Türkler' dedi." Yine 2apolyo'nun Ruşen Eşref
Ünaydın'dan aktardığına göre, "Atatürk çok kez benim atalarım Anadolu'dan
Rumeli'ye gelmiş Yörük Türkmenlerindendir" derlerdi.

Atatürk'ün baba
soyuyla ilgili önemli bilgileri verenlerden biri de Atatürkün Selanik'ten
mahalle ve okul arkadaşı, eski milletvekillerinden Hacı Mehmet Somer Bey'dir.
Somer'e göre; "Atatürk'ün atalarına ilişkin benim bildiğim şunlar: Atatürk'ün
ataları Anadolu'dan gelerek Manastır ilinin Debre-i Bala Sancağı'na bağlı
Kocacık bucağına yerleşmişlerdir. Bunları ben Selanik'in yaşlılarından
duymuştum. Kocacıklıların hepsi öz Türkçe konuşurlar. İri yapılı adamlardır.
Bunların hepsi yörüktür. Hayvancılıkla geçinirler, sürüleri vardır. Bir kısmı da
kerestecilik ederler. Bunların giysileri Anadolu Türklerine benzer. Yaşayışları,
hatta lehçeleri de aynıdır."

Atatürk'ün babasını ve büyükbabası "Kızıl
Hafız Ahmet"i tanıyan eski Aydın Milletvekili Tahsin San Bey ve Eski Genel
Müfettiş ve Milletvekili Tahsin Uzer'den Kılıç Ali'nin ve Tahsin San Bey'den
E.B. 2apolyo'nun aktardığı bilgiler de Atatürk'ün baba soyunun "Anadolu'dan
Rumeli'ye geçmiş olan Yörüklerden" olduğunu göstermektedir.

Atatürk'ün
baba soyu, Konya/Karaman'dan gelerek Manastır ilinin Debre-i Bala Sancağı'na
bağlı Kocacık'a yerleşti. Aile sonradan Selanik'e göçtü. Atatürkün büyükbabası
Ahmet ve onun kardeşi Hafız Mehmet'in taşıdığı "kızıl" lakabı ve yerleştikleri
nahiyenin adı olan "Kocacık"ın da gösterdiği üzere; Mustafa Kemal'in baba
tarafından soyu Anadolu'nun da Türkleşmesinde önemli roller oynayan "Kızıl-Oğuz"
öbür adıyla da "Kocacık Yörükleri Türkmenleri"nden gelmektedir.

Bugün
nüfusu yaklaşık 2.100.000 olan Makedonya Cumhuriyeti içerisinde bir kısmı hâlâ
konar-göçer yaşamı sürdüren Yörüklerle birlikte yaklaşık 200.000 dolayında Türk
yaşamaktadır. Makedonya'nın her yanında dağınık olarak yaşayan Türklerin en
yoğun olarak bulundukları yerler, Gostivar ve Üsküp gibi kentleriyle
Makedonyanın batısıdır. Bu kentlerden başka Kalkandelen, Ohri, Struga ve Debre,
Jupa; Makedonyanın doğusundaysa Manastır, Pirlepe, İştip, Ustrumca ve Kanatlar
önemli Türk yerleşim birimleridir.

Sofya Bilimkenti (üniversitesi)
profesörlerinden J. İvanof 1920'de Paris'te yayımlanan yapıtında, Türklerin
Makedonya'ya yerleşimlerine ilişkin şu bilgileri vermektedir: "Türkler, 14.
yüzyıldan itibaren ve Çirmen zaferinin ardından Makedonya'ya yerleşmeye
başladırlar. Üsküp, Pirlepe, Köstendil, Drama gibi kentler bir ara tümüyle
Türklerin yaşadığı kentler olur. Türk ordusunun fethettiği stratejik noktalar
çevresinde hızla Türk kasabaları oluşturulur. Bunlar Anadolu'dan göçen
Türklerdir. Göçen Türklerden kurulu yepyeni kentler oluşur: Yenice,
Vardar.

Kentlerdeki Türk nüfusu zamanla karışık bir manzara sergiler.
Fethin ardından, Hıristiyan yerliler İslam dinini benimserler. Hemen fetihten
sonra göçmüş temiz Türk topluluğu çevresinde toplanırlar. Kentlerin dışında
köyler çevresinde de Türk toplulukları oluşur. Bunlar Anadolu'dan göçmüş büyük
kümelerdir. Onlara Yörük ve Konyar adını vermelerinin nedeni bu göçmenlerin
Konya'dan gelmiş olmalarıdır. Yörükler ve Konyarlar Türkler gibi giyinip konuşan
yerlilere (İslamı benimseyen Hıristiyanlara) karışmazlar. Bu Türk göçmen
toplulukları üç büyük küme durumundadır:

1. Ege Denizi Kıyı Bölgesi:
Rodoplardan denize dek iner. Selanik bölgesi dahil buraları tümüyle
Türk'tür.
2. Sarıgöl Bölgesi: Burada Sarıgöl (Kayalar) Cuma gibi varsıl
(zengin) Türk kasabaları vardır. Bu bölgelerdeki köylerin sayısı 130'dur.
3.
Vardar Bölgesi: 240 Türk kasaba ve köyü vardır. Vardar ırmağının genellikle doğu
kıyılarındadır.

Bu üç büyük göç kümesinden başka, daha ufak göç kümeleri
de vardır ve bunlarsa dağınık yerleşmişlerdir: Vardar ırmağının aşağı
kesimlerinde, Maya Dağı dolayındakiler, - Manastır Ovası'nda Kanatlıda
oturanlar, -Debre güneyinde, Kara Drin ırmağı geçitlerini tutanlar.

İşte
Atatürk'ün dedelerinin Anadolu'dan gelerek yerleştikleri Osmanlı Devleti
Döneminde Manastır iline bağlı dört sancaktan biri olan "Debre-i Bala"nın
merkezi, bugün Makedonya'nın batısındaki Debre kentidir. Babası Ali Rıza Beyin
doğduğu "Kocacık" bucağı şimdi Jupa Bölgesi'nde yine aynı adla anılan bir
köydür. Köyde şu anda Jupa Bölgesi Türk çocuklarının Türkçe eğitim gördükleri
Necati Zekeriya Merkez İlkokulu adında bir okul da bulunmaktadır. Gazeteci Altan
Araslı 1933 yılında Kocacık Köyü'ne giderek, burada Atatürk'ün büyükbabasının
evini bulmuştur. "Atatürk'ün Büyükbabasının Evini Bulduk. Atamız Yörük Türkmeni"
başlığıyla verilen haberde, Kocacıklılarla yapılan konuşmalar da göstermektedir
ki Atatürk'ün baba soyuna ilişkin aktarılanlar doğrudur ve bunlar köydeki yaşlı
insanlarca da anlatılmaktadır. Ayrıca, bugün yaşayan Kocacık köylülerinde de
"Yörük, Türkmen ve Oğuz olma bilinci"
vardır


--------------------------------------------------------------------------------

Araslı'nın
Üsküp'te görüştüğü Kocacıklı Numan Kartal anlatıyor: "Ali Rıza Bey, Manastır
ilinin Debre-i Bala Sancağı'na bağlı Kocacık'ta dünyaya geldi. Kocacık'ın nüfusu
tümüyle Türk. Hepsi de Yörük Türkmenleri. Anadolu'dan geldiler. Bizler, Müslüman
Oğuzların Türkmen boyundayız. Atatürk'ün büyükbabası, İşkodyalılar ailesinden,
babaannesi ise Golalar ailesinden gelmektedir. İşkodyalılar, İşkodya'dan,
Kocacık'a gelip yerleşen akıncı Türklerinin adıdır. Golalar ise "sınır gazileri"
anlamını taşımaktadır. Dedesi, Kocacık'ın Taşlı Mahallesi'nden, babaannesi ise
Yukarı Mahallesi'ndendir. Ayşe Hanım, Taşlı Mahallesi'ne gelin gelmiştir. Kızıl
Hafız Mehmet Bey, Çınarlı Mahallesi'nde ilkokul öğretmenliği yapmış, Kocacık'ın
Taşlı Mahallesi'nin üst yanında bir yokuş vardır. Önünde küçük bir derecik akar.
Bu nedenle oraya Dere Mahallesi de denir. İşte Ata'nın büyükbabasının evi
oradaydı. Kocacık'tan temelli göçtükleri zaman, evlerini Etem Malik'lere
satmışlar. Malik'in oğlu Hayrettin İzmit'te oturmaktaydı."

Yine Üsküp'te
yaşayan Kocacıklılardan Murat Ağa, Altan Araslı'ya şu bilgileri vermiştir:
"Atatürk'ün büyükbabasının adı Kızıl Hafız Ahmet Beydir. Lakapları böyle. Ama,
asıl hafız olan kardeşi Mehmet Bey'dir. Babaannesinin adı da Ayşe Hanım'dır.
Daha sonraları Ahmet Bey'e 'firari' denmeye başlamış. Firari, Rumeli'de
'gurbetçi', 'gurbete çıkan' anlamına gelmektedir. Yalnız, Selanik'te olan bir
olayla da bağlantılıdır. Kocacık'ın toprağı verimli değildir. Olanakları da
kısıtlıdır. Bu nedenle, Ahmet Bey, Yukarı Mahalle'den Feyzullah Pehlivan ve
Taşlı Mahallesi'nden Fazlı Ağa ile birlikte Selanik'e çalışmaya
gitmişler.

Araslı'nın Üsküp'te görüştüğü bir başkası da Kocacık'ın Yukarı
Mahallesinden, Dolaklar Ailesinden, Behlül ve Hatice kızı Maksude Yıldız'dır.
Maksude Yıldız anlatıyor: "Harekat Ordusu'nun İstanbul'a yürüyüşü bütün
Balkanlar'da heyecan yaratmıştı. Harekat Ordusu en güncel konuydu. Mensupları da
ünlü olmuştu. Şevket Paşa'nın yaverinin Kocacıklı olduğunu öğrendik. Kimdir,
neyin nesidir derken, Kızıl Hafız Ahmet Beyin torunu, Ali Rıza'nın oğlu Mustafa
Kemal olduğunu söylediler."

Gazeteci Altan Araslı, Üsküp'teki
Kocacıklılar'dan bu bilgileri aldıktan sonra, Birlik Gazetesi (Üsküp'teki
Türklerin yayınladıkları gazete) 'nden Remzi Canovayla birlikte Rumeli'nin ünlü
Kaz Dağları'nı, Maya Dağları'nı tırmana tırmana sarp bir dağ köyü olan Kocacık'a
dört saatlik bir araba yolculuğundan sonra ulaşıyorlar. Burada kendilerine
köylülerden İsmail Yahya, Atatürk'ün büyükbabasının evini gösteriyor. Onlar
geçmişi konuşurlarken gelen yaşlı bir nine söze giriyor ve "Evladım doğrudur,
onların eviydi." diyerek İsmail Yahya'nın sözlerini onaylıyor!

Atatürk'ün
baba soyu Konya/Karaman'dan göçürülerek Makedonya'ya getirilmiştir. Manastır
iline bağlı Debre-i Bala Sancağı'nın Kocacık bucağına yerleşen aile köyden ilk
ayrılanlardan olmuş ve 1830'larda Selanik'e göçmüştür. Atatürk'ün babası Ali
Rıza Bey burada 1839'da dünyaya gelmiştir. Ali Rıza Beyin babası Kızıl Hafız
Ahmet Beydir. Kızıl Hafız Ahmet Beyin Kızıl Hafız Mehmet Emin Bey ve Nimeti
Hanım adında iki kardeşi vardır. Atatürk'ün baba soyu, büyük amcası Kızıl Hafız
Mehmet Emin Bey tarafından sürerek günümüze dek ulaşmıştır.

Hafız Mehmet
Emin Beyin oğlu Salih Bey ile Salih Beyin ikinci eşi Müberra Hanım'dan süren
aile, torunlarla yedinci kuşağa ulaşmış bulunuyor. Belgelerden Atatürk'ün
Müberra Hanım'a "Yenge" dediğini biliyoruz. Bunların beş çocuğundan biri olan
Necati Erbatur, 28 Eylül 1927'de Dolmabahçe Sarayı'nda nişanlanmış; öbür
çocukları Vüsat Erbatur'un kızı Nesrin hanım ile Feridun Söğütlügilin nikahları
2 Ekim 1937'de Park Otel'de yapılmış ve Atatürk bu nikah törenine katılmıştır.
avatar
PurpLe*
EmekLi
EmekLi

Kadın
Yengeç Domuz
Mesaj Sayısı : 1484
Yaş : 23
Location : EvimDen :P
LakaP : Sinem'cik.
Uyarı :
0 / 1000 / 100

Aktiflik Puanı :
14 / 10014 / 100

Ruh Hali :
Reputation : 0
Points : 96960
Kayıt tarihi : 04/05/08

Kullanıcı profilini gör http://rockerteam.goodforum.net

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

default Geri: Atatürk^ün Soy ağacı

Mesaj tarafından So Bir Perş. Haz. 26, 2008 1:45 am

Paylaşımların ve Düzenli Msj Ların Adına San Teşekkür Ediyorum Herzaman Böyle Duyarlı ol...!
avatar
So
EmekLi
EmekLi

Erkek
Mesaj Sayısı : 2126
Uyarı :
0 / 1000 / 100

Aktiflik Puanı :
100 / 100100 / 100

Reputation : -1
Points : 97464
Kayıt tarihi : 09/04/08

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

default Geri: Atatürk^ün Soy ağacı

Mesaj tarafından PurpLe* Bir Cuma Haz. 27, 2008 2:54 pm

Asıl ben teşekkür ederim böyle söylediğin için. ciceX

Görevimi özenle yapmaya çalışıyorum janım
avatar
PurpLe*
EmekLi
EmekLi

Kadın
Yengeç Domuz
Mesaj Sayısı : 1484
Yaş : 23
Location : EvimDen :P
LakaP : Sinem'cik.
Uyarı :
0 / 1000 / 100

Aktiflik Puanı :
14 / 10014 / 100

Ruh Hali :
Reputation : 0
Points : 96960
Kayıt tarihi : 04/05/08

Kullanıcı profilini gör http://rockerteam.goodforum.net

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz